LİSE DÖNEMİ ŞİİRLERİM - SAYFA-1    SAYFA-2

                (Tüm Dostlarıma, dost olanlara, şiir sevenlere ve o yılların güzelliğine ithaf ediyorum.)

 

KÖTÜLERİN DÜNYASI  
Bu dünyanın önemini bilen,   İşte bu fani hayatta sensiz  
Çalışır çabalar, boş durmazlar.   Ölmeye hazırım, suyum hazır.  
Sapıklar arasında sevilen,   Belki de şehit gibi kefensiz,  
Kötünün ardından koşturmazlar.   Ölmeye hazırım kuyum hazır.  
(19.10.1987)  
Gün geldi, eridi gitti insan  
Arkasında bir dostları kaldı.   Şen'in şanına uysun,  
Şimdi unutulmaya mahkumdur.   Sen de onun olasın.  
Yaz geldi, Kış gitti, bitti Nisan.   (25.12.1987)  
Onu başka bir dünya bekliyor.  
Mahzun çocuğu kalmış dünyada.   Şenlendi, neşe doldu gönüller,  
Hiçbir şeyden haberi yok zaten   Garip olsun, yetim olsun, Şen ola!  
Zavallı!.. Daha yeni emekliyor.   Üzülüp dururum hep, ama  
Son pişmanlık neye değer?  
Bir gün felek onu da alacak.   Bilmedim dost sandım.  
Bu dünya kötülere kalacak   Aldanıp gitmişim meğer.  
Hesap, Mizan hepsi kurulacak;   (08.02.1988)  
Ey Kemal! Senin halin ne olacak?  
(05.11.1987)   Bir keder, bir yastır, bir derttir oldum,  
Sevdim de sevilmedim, sonra sana vuruldum.
ŞENGÜL IŞIK   (09.02.1988)  
Şanlı gönlüm aldı haber,   UMUTSUZLUK  
Etraflarım sordu: "N'aber?"  
"Ne derdim var, ne de keder."   Gerçekleri bilmiyoruz,  
Gözüm hep onda gezer.   Bir sonsuza gidiyoruz.  
Üzüntüler artık yeter.   Bizler garip insanlarız,  
Lale sümbül hoşça kokar,   Biz ölümü bekliyoruz.  
(03.05.1987)  
Irmak nehir boşa akar,  
Şair gibi taşar coşar,   BU GÖNÜL  
Irak yerden gelmiş Kemal,  
Kendi halinde yaşar.   Bir suya düşmüş, akıp gidiyordu bu gönül...  
(04.10.1984)   Boşu boşuna kendini, yakıp gidiyordu bu gönül...
ETTİKLERİN       Karasevdaya düşmüş, yıllarca acı çekmiş,  
Aklını bir güzel almış, yanıp gidiyordu bu gönül.
Bu yollar kıvrılıp kıvrılıp oraya  
Nasıl oluyor da gidiyor?   Boynu uzunca imiş, saçları sarıca imiş,  
Mis gibi ıhlamur kokuyor orman   Kendini bir tane bilmiş, sanıp gidiyordu bu gönül.
İyi geliyor... İçimdeki yaraya.  
Nice günler yaşamış, şenlenmiş, mutlu olmuş,
Mutlu yıldızlı bir gece   Mazide günleri kalmış, anıp gidiyordu bu gönül.
Bilinmeden sürüyor.  
Neşe veriyor, karanlık;   İlk ve son kez yanılmış, kader diye avunmuş,  
Sevilmeyen bilmece...   Yalan olan o gözlere kanıp gidiyordu bu gönül.
(08.02.1988)  
Gözümde hayali bir resmin  
Önümdeki yolda belirdi.   Bir keder, bir yastır, bir derttir oldum;  
Şimdi üzerinden geçeceğim,   Sevdim de sevilmedim, sonra sana vuruldum.
Ezip unutacağım seni.   (09.02.1988)
Kara gecede kara kara   ŞEN OLA!  
Düşündüren sensin beni.  
Niye hala aklımdasın?   Şenlendi, neşe doldu gönüller,  
Unutup gitsene beni...   Garip olsun yetim olsun, şen ola!  
Üzülüp dururum hep, ama  
Sevilmeyen Birsen varsın,   Son pişmanlık neye değer.  
Sen kendini ne sanarsın.   Bilmedim, dost sandım,  
Kaderine yanar,   Aldanıp gitmişim meğer.  
Aşığım, der, ağlarsın.   (08.02.1988)  
Sen bir var'ı yok ettin,   ÜZÜNTÜ  
Ağlamayı hak ettin.  
Hayat dahi zor gelen   Üzüntüler bir dert olur,  
Şu dünyamı mok ettin.   Hepsi birer birer.  
(05.01.1988)   Akşam olur hepsi bir olur,  
    Beni haykırtacak bir keder.  
Şen'in şanın uysun,  
Sen de onun olasın...   Karadağ'ın kara taşı,  
(25.12.1987)   Soğuk pınar çeşme başı.  
Aynı rüzgar eser durur  
ABLAM   Akar gözümün yaşı.  
Ara sıra içimdeki   Yara bere oldu her yerim,  
Hasretinle yanarım ben.   Kederlerle bende.  
Bazen yine resmindeki,   Kanım akmaz durur hep  
Bakışına ağlarım ben.   Ne vücutta, ne tende.  
Ne sıcak sevgin varmış,   Yol üstü çarşı bakkal,  
Alınacak gönlün varmış,   Satar durur arşı bakkal,  
Sevilecek kalbin varmış,   Bizim eve karşı bakkal  
Kıymetine ağlarım ben.   Yatar durur gün boyunca.  
Yaşamına yaşam katsan,   Okulda öğretmenler çoktur  
İyiliği bana satsan,   Bir öğretmeni dinler yüzlerce başlar,  
Bana da bir mektup yazsan,   Çok uzun tutmaz,  
Zahmetine ağlarım ben.   Biri bitmeden diğeri başlar.  
(04.01.1988)  
Sevgin bile yeter bana  
Bil ki kalbim senden yana   DÜNYA  
Ah çektirmem ben de sana  
Dertlerine ağlarım ben.   Ne zevk için ne neşeye  
Aldırmayacak koca dünya.  
Biricik kardeşin Kemal,   Milyon yıldır yaşar durur,  
Ağlıyor ki görsem cemal,   Yok olacak koca dünya.  
Gözlerine inmiş hep al  
Rahmetine ağlarım ben.   Kuzu kuzu durun dünya  
(19.10.1986)   Birden bire bozulacak  
Susup duran koca dağlar  
ARKADAŞ   Dile gelip haykıracak.  
Bozukuz biz arkadaşla,   Sen yok iken ağlar idim  
Akan gözümden damla damla yaşla,   Yüreğimi dağlar idim.  
Barış derim yolumdaşa   Gül bahçeler bağlar idim  
Ne yapsam fayda yok arkadaşa.   Gülüm beni koparacak.  
Gitsem gitsem yollarda,   Kara koyun bir post gibi  
Arkadaşım olsa kollarımda,   Dert dinledi bir dost gibi  
Çıksak Çamlıca yollarına,   Acı sarmış yüreğimi  
Ne desem fayda yok arkadaşa.   Gülüm gelip onaracak.  
Bakarım durmadan yüzüne   Ne adi bir gülüş güldü,  
Ela renkli gözüne   Aldanan sade gönüldü,  
Bir şey söylesem sözüne   Gerçek ne çiçek ne güldü,  
Bakar mı ki gözü arkadaşa?   Gülde diken çoğalmış.  
Aşık Kemal der ki Rahim'e   Bülbül bekler gül desin ki,  
Arkadaşlık senin neyine.   "Ne güzeldir şol sesin ki"  
Olsam sana ben de rehine,   Zevk alır dinlerim.  
Arkadaş kalırım ben seninle.   Huzur bulurum sanki.  
(01.12.1987)  
(Bu şiiri Orta 2. Sınıfta iken aramızda kısa bir süre  
"küslük" olan sıra arkadaşım Rahim ŞENTÜRK'e Çalışmanın sırrı okumaktır.  
yazmıştım. Bu benim yazdığım ilk şiirdir.)   (11.02.1988)  
    (15.03.1985)  
Kimi gözler ağlıyor,  
HASRETİN ACISI   Kimileriyse ıslak.  
Kimi gözler dalmış düşünceye  
Hayatın tatlı olduğu bir günde   Kurumuş çatlamış dudak.  
Ayrılık gelmişti başa sanırım.   (11.02.1988)  
Sanki benden başka yoktu,  
Rahmet sevgisiyle yanarım.   MAZİ  
Etrafımı sarmış gurbet doktoru,  
Tadına doyamadı mahvoldu çokları.   Mazide kalmış yıllarım,  
İnleyen gecelerin hasretli soğukları   Ölsem de seni hatırlarım.  
Naçar gönlüm hesaba gelmez ağladıkları.   Ne bir korku ne bir keder,  
Geliyorum size doğru  
Ağla, ağla, derim bazısına, açılsın için   Yeni Sevgiler!  
Ciğerinin yağları dökülsün için için.  
Izdırap desem değil; Peki ya bu nedir, niçin?   Bir hatıradır kalır sana  
Sessizliği bozarsa bir kişi bile,   Şu iki satır mısra.  
Ilıman gönlümde bir parça hasret için.   Belki de bir ömür boyu  
(10.10.1985)   Hatırlanmak umuduyla.  
(08.02.1988)